Sine Qua Non Roma

Büyük medeniyetlerin olmaz ise olmaz (sine qua non) kuralı geniş bereketli topraklar ve su. Roma’da, Tiber Nehri’nin iki yanında, yedi tepenin üzerine kurulmuş ebedi bir kent.  Roma’nın kimlik numarası yalnızca bir adet değil. Entelektüel aktiviteler ile “Avrupalaşma”nın yolunun açıldığı, sanatın dillendiği, izlendiği bir Rönesans kenti;  görkemli yapıların yıkıntıları ile antik bir şehir; Vatikan’ı ile bağımsız Katolik bir kent olmak üzere çok kimlikli bir başkent.

Akşam saati Roma’ya gezmeye başladık. Buonasera  Roma(iyi akşamlar)! nidası ile tabana kuvvet yürüyoruz. Çocukken Sivas’ta her köşe başında akan suları avuçlayıp içebilirdik. İstanbul’a göçtüğümüzde içtiğimiz damacana sulara para vermeye başladık. Bu nedenle ağzımızı çeşmeye dayayarak su içmek aklımızda çocukluk anısı olarak kalmış ve fakat Roma’da her yerde çeşme var. Soğuk sulara para vermeden, çocuk sevinci ile avuç dolusu su içiyoruz.

SPQR (Senatus Populus Quae Romanus)

Termini İstasyonu’ndan Trevi Çeşmesi’ne gitmek istiyoruz. Yol güzergahımızda S.P.Q.R.  logoları ile karşılaşıyoruz. Hukuk Fakültesinde okurken Roma Hukukunun bugünkü yaşayışımız üzerinde tesirinin ne kadar kuvvetli olduğunu öğrenmiştik. Memleketimizdeki hukuk prensiplerinin çoğu da doğrudan Roma Hukukundan geliyor. Derslerde ülkenin yasama yürütme organını işlerken S.P.Q.R. simgesinin “Senatus Populus Quae Romanus”  yani mutlak yasama ve yürütme gücünün yüce senato ve Roma halkına ait olduğunu okumuştuk. Hali hazırda kentin logarlarında, kamu binalarında bu simgeyi görmek çok şaşırtıcı bir keşif oldu.

Yalnızca biz Türklerin aşk çeşmesi dediği Trevi çeşmesine, Piazza della Repubblica meydanında soluklanarak ilerliyoruz.  Hiç beklemediğimiz bir anda birden bir karşımıza çıkan çeşme görkeminden nefesimizi kesiyor.  Poseidon deniz kabuğundan yapılmış arabasında, biri hırçın diğeri sakin iki kanatlı atı kontrolü altında tutuyor. Çeşmenin etrafı o denli kalabalık ki, Poseidon bir an için dizginleri elinden kaçırsa iki kanatlı at, turistleri ezip geçecek gibi. Tritonlar bunu bildikleri için, atları sakinleştirmeye çalışıyor. Heykeltıraş Nicola Salvi’nin eline tanrı tozu bulaşmış sanki.  Mermere yaratıcının gücü değmiş… Yontular o denli gerçekçi ki.

Trevi (Aşk) Çeşmesi

Çeşmeden sevgilinizin yüzüne bakarak su içtiğinizde, artık gözünüzün kimseyi görmeyeceğine inanılıyor. Ama suyu içerken gözünüzün bir başkasına kaymaması uyarısı da peşi sıra geliyor. Çeşmeye sağ elle sol omuz üzerinden para atılması ise, Roma’ya bir daha gelineceği ilişkin bir başka inanış. Dilekler uçuşarak havuza düşüyor. Dilek paraları serbest performans sergileyen tanrı Neptün’ün bahşişi oluyor. Poseidon her gece yaklaşık 3,000 Euro yevmiye topluyor. Allah bereket versin… Paraların yoksullara yardım için toplandığını söylüyorlar. Yerini bulmasını diliyoruz.

Havuz yakınındaki” caffe roma, gelateria” dondurmacısından aldığımız leziz dondurma gözümüze renk, dilimize tat katıyor. Yarın yüce Roma halkına “ciao-salve (merhaba)” diyebilmek için, Poseidon’a “Buonanotte(iyi geceler)” diyoruz.  

06.08.2011’Roma

Sabiha

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşabilirsiniz..

Bir cevap yazın